Kaynak: Cumhuriyet · manset
'İnatçı' deyip geçmeyin! Uzmanlardan velilere kritik uyarı...
Orijinal haberi oku →Özet
Ağlama, karın ağrısı, baş ağrısı, ebeveynden ayrılmak istememe ve okula gitmeyi reddetme gibi davranışlar gösteren çocukların “inat ettiği” düşünülmemeli. Uzmanlara göre bu davranışların arkasında ayrılık kaygısı, sosyal kaygı, akademik başarısızlık korkusu, öğrenme güçlükleri ve akran zorbalığı gibi çok farklı nedenler bulunabiliyor.
Cumhuriyet’e konuşan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Buse Başakgil, her “Okula gitmek istemiyorum” ifadesinin okul fobisi anlamına gelmediğini belirterek, öncelikle çocuğun okula gitmesini engelleyen kaygının kaynağının anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Başakgil’e göre bir çocuk annesinden ayrılmaktan korktuğu için okula gitmek istemeyebilirken bir başka çocuk arkadaşları tarafından dışlandığı için okuldan kaçınabilir. Bazı çocuklarda ise derslerde başarısız olma, hata yapma veya sınıf içinde küçük düşme korkusu öne çıkabiliyor.
Başakgil, “Bu nedenle çocuğa yalnızca ‘Korkacak bir şey yok’ demek yerine, ‘Okulda kendini güvende hissediyor musun?’ sorusunun sorulması gerekiyor” dedi. Çocuğun okul reddinin altında akran zorbalığı veya dışlanmanın da bulunabileceğine dikkat çeken Başakgil, okulda yaşanan olumsuz bir deneyimin çocuğun gözünde okulu bir “tehdit” haline getirebileceğini belirtti.
Başakgil, “Özellikle çocuğun okul günlerinde karın ağrısı veya baş ağrısı gibi şikâyetlerinin artması, tatil günlerinde ise azalması dikkatle değerlendirilmesi gerek. Tabii fiziksel şikâyetler için de mutlaka hastaneye gidilmeli” diye konuştu.
Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.
Orijinal haberi oku →Sayfadan çık
