Kaynak: OdaTV · gundem
Su mataranızı en son ne zaman yıkadınız
Orijinal haberi oku →
Özet
Plastik kullanımını azaltmak, çevreye katkıda bulunmak veya gün boyu yeterli su alımını sağlamak için hemen hemen hepimizin elinde tekrar kullanılabilir bir su matarası var. Spor salonunda, ofis masasında ya da çantada taşınan bu mataralar sağlıklı bir yaşamın simgesi gibi görünse de arkalarında ciddi bir hijyen tehdidi barındırıyor olabilir.
Sahi, su mataranızı en son ne zaman gerçekten temizlediniz? Araştırmacıların ortaya koyduğu veriler, bu soruya dürüstçe yanıt vermemiz gerektiğini gösteriyor.
Pek çok insan, mataraya sadece temiz su koyduğu için kabın kirlenmediğini düşünme yanılgısına düşüyor. Oysa araştırmacılar, her yudum alışımızda ağzımızdaki bakterilerin, tükürüğün ve ortamdaki toz parçacıklarının mataranın ağız kısmına ve iç yüzeyine transfer olduğunu belirtiyor. İçeride kalan nemli ve karanlık ortam ise bu mikroorganizmaların çoğalması için adeta kusursuz bir üreme alanı yaratıyor.
Yapılan hijyen ve mikrobiyoloji incelemeleri, günlerce yıkanmadan kullanılan veya sadece sudan geçirilen mataraların yüzeyinde oluşan biyo-filmin, ortalama bir klozet kapağındaki bakteri yoğunluğundan bile katbekat fazla olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle pipetli, karmaşık kapak mekanizmasına sahip veya dar boyunlu mataralar, bakterilerin gizlenmesi için en uygun alanları sunuyor.
Uzmanlar, gün içinde sürekli kullanılan mataraların "sadece suyla durulanmasının" yeterli olmadığını vurguluyor. Mataraların her günün sonunda sıcak su ve sıvı bulaşık deterjanı ile detaylıca yıkanması gerekiyor. Bakterilerin en çok biriktiği kapak yivleri, conta ve pipet kısımları için ince fırçalar kullanılmalı. Yıkanan mataralar kapatılmadan önce tamamen kurumaya bırakılmalı; çünkü nem, bakterilerin yeniden üremesine davetiye çıkarıyor.
Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.
Orijinal haberi oku →Sayfadan çık
