Kaynak: A Haber · manset
Sözde dini hizmet özde altın baronluğu
Orijinal haberi oku →
Özet
Kuytul yapılanmasına yönelik soruşturmanın ardından firari durumdaki Hilmi Tuna Kuriş'in İstanbul'dan Muğla'ya uzanan kaçış girişimi ve yakalanma süreci ve bulunan 200 kilo altına ilişkin dikkat çeken ayrıntılar A Haber'de gündeme geldi.
Kuytul yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Milletvekili ve Siyaset Bilimci Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, meselenin din, tarikat veya cemaatlerle ilgili olmadığını belirterek, "Milletimizin bilmesi gereken bence en temel başlık şu: Bu işler siyasi işler. Dinle, dini yapılarla, tarikatlarla, cemaatlerle herhangi bir ilgisi yok. Özellikle devlet doğrusu uzun zamandan beri, dinle, diyanetle, cemaatle, tarikatla hiç ilgisi olmayan birtakım kara para aklama holdinglerine operasyonlar yapıyordu. Can Holding var. Ya da yasa dışı bahis üzerinden yine aynı şeyi yapanlara yahut kaçakçılık üzerinden illegal bir örgütlenme, illegal modelleme üzerinden bir finansman yapısı yapılanması geliştirenlere operasyonlar yapılıyordu" ifadelerini kullandı.
Babacan, FETÖ örneği üzerinden yaptığı değerlendirmede ise, "FETÖ de bir dini mesele değildi, FETÖ bir siyasi işti. O siyasi hedeflenme, yıllar içerisinde yargı içerisinde, emniyet içerisinde, istihbarat içerisinde, devletin farklı birimleri içerisinde örgütlenerek silahlı bir boyuta da evrilerek terör örgütü meselesine ve işin ekonomi tarafıyla illegal şirketleşmeye dönüştü" sözleriyle aktardı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü) "ORTAK ÖZELLİKLERİ ŞİRKETLEŞMELERİ" Bu yapıların ortak noktalarından birinin şirketleşme olduğunu belirten Babacan, "Kendisini dini ve seküler bir kisve altında ortaya koyan, fark etmiyor. Birisi bir dernek kuruyor, önce hizmet, hayır, hasenat, yardım, yurt, eğitim gibi bir mesele üzerinden kendisini kitleselleştirecek bir stratejiye yaslanıyor.…
Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.
Orijinal haberi oku →Sayfadan çık
