Kaynak: Cumhuriyet · gundem

Sanatın sığmadığı şehir: Edinburgh

Orijinal haberi oku →
Sanatın sığmadığı şehir: Edinburgh

Özet

Sokaklarda yürümek bir eziyet kalabalıktan. Otobüs durakları tıklım tıklım, dar kaldırımlarda otobüs bekleyenlerden yayalara geçit yok, caddeler iğne atsan yere düşmüyor, müzik sesleri caddeleri dolduruyor. Lokantalarda son dakikada yer bulmak şansa kalmış, ekmek arası sosis, dondurma revaçta sokaklara taşan barlarsa serinlemek için bira içenlerle dolu. O sırada şehre gelen gruplar kostümleriyle geçit yapıp broşürlerini elinize tutuşturuyor. Şehir nüfusu ikiye katlanmış durumda. Bu durumu kendi lehine çevirmek isteyen belediye ise ilk defa bu yıl turistlere vergi koymuş, bir ceza gibi! Sanki gelen turist otel, yeme-içme ve etkinliklere katılmakla ekonomiye olağanüstü bir canlılık getirmiyormuş gibi!

Her yıl ağustos ayında düzenlenen ve dünyanın en büyük sahne sanatları festivaline ev sahipliği yapan Edinburgh’dayız. 31 Ağustos’a dek sürecek festival bu yıl kaydolan 4 bin 202 gösteriyle rekor kırmış. Bana göre en zoru, bu kadar gösteri arasında seçim yapmak.

Edinburgh’un resmi uluslarası festivaline 1947 yılında davet edilmeyen sekiz tiyatro topluluğunun kendi istekleriyle gelip gösteri sahnelemesi üzerine kendiliğinden olarak başlamış. Bu sekiz topluluk, gösterilerini ana programın yanı sıra kıyıda köşede sergilemiş ve bu alternatif hareket zamanla büyüyerek dünyanın en büyük sanat festivaline dönüşmüş.

Asıl Edinburgh Sanat Festivali ise İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’nın kültür yaşamını zenginleştirmek amacıyla başlatılmış bir girişim. Sonrasında “alternatif olan”, “kenarda kalan” anlamına gelen Fringe’in de başlamasıyla bir hayli büyümüş. Dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar Edinburgh’da küçük büyük mekân ve sahneleri kiralayarak sanatlarını icra ediyorlar. Şehirde kullanılmayan köşe kalmıyor, cıvıl cıvıl. Fringe Festivali’ne ilk kez katıldık. Bizim…

Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.

Orijinal haberi oku →

Sayfadan çık