Kaynak: Hürriyet · manset

Katamaranların baş belası... Dalga vurgunu

Orijinal haberi oku →
Katamaranların baş belası... Dalga vurgunu

Özet

1 998 ve 2010 yıllarında kayıtlara geçen en büyük iki katamaran kazasının raporlarını inceledik. Raporlar ‘wet-deck slamming’ denen ortak bir faile işaret ediyor. Özellikle fırtına sonrası ölü dalgalarla da etkin olan bu failin izleri Girne’deki kazada seziliyor. Bu konudaki yerleşik tespitlere göre fırtınalardan sonra rüzgâr azalsa da uzun periyotlu ‘ölü dalgalar (swell wave)’ hareketine devam ediyor. Adeta serseri mayın gibi hareket eden bu dalgalar mevcut rüzgâra ve önceki fırtınadan kalan tesire göre bazen 3-4 metreye kadar çıkabiliyor. Riskli süreç, katamaranın kendi belirlenmiş hızında devam ederken öndeki ölü dalgalarla karşılaşması ile başlıyor.

Dalgayla karşılaşan katamaranın pruvası (baş taraf) dalganın tepesini geçer geçmez katamaranın önü boşluğa düşüyor. Ön taraf hızla aşağı doğru inerken arka kısım halen yukarıda kalıyor ve ardından geminin ön tarafı büyük bir ivmeyle suya doğru düşüyor. Gondol veya tahterevalli hareketi de bu sıra oluşuyor. Denge bozuluyor. Geminin hızı da çarpmanın şiddetini etkiliyor. İçerdeki yolcular alttan çok sert bir çarpma, kırılma veya yırtılma etkisi hissedebiliyor.

Hem geminin iki tarafındaki (kızağı andıran) gövdeler hem de bu iki gövde arasında ‘wet deck’ (geminin iki gövde arasındaki alt güvertesi) denilen alt bölüm suya sert bir şekilde çarpıyor. İşte ‘wet deck slamming’ adı verilen bu çarpma çok yüksek bir basınç ve yük oluşturuyor. Bu ilk çarpmada hasar oluşmasa da devam eden çarpmalarda gövdede çatlak, kırılma veya yırtılma oluyor. Fiberkompozit yapılar (Girne’deki katamaran gibi) daha kolay etkilenebiliyor. Çatlak kısa sürede büyüyor.

Deniz suyu hızla gövdeden içeri girmeye başlıyor. Öyle ki su alma hızı ‘sintine’ denen su boşaltma pompalarının hızını da geçebiliyor. Bu sırada yapılacak yanlış bir manevra işleri…

Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.

Orijinal haberi oku →

Sayfadan çık