Kaynak: Cumhuriyet · gundem
Bilgesu O Erenus’la...
Orijinal haberi oku →
Özet
Tiyatro, insanı insan yapan değerleri, emeği, insan onurunu, yaşama sevincini yüceltmeye yönelikse... Tiyatro, bizi daha güzel, daha adil, daha yaşanılası bir dünyaya -hiç değilse o dünyanın özlemine- hazırlıyorsa... Tiyatro, sahnede yalan söyleyenle sahici olanı, yozlaşmış olanla gerçek olanı birbirinden ayırmamıza yarıyorsa... Ve tiyatro; şiddete, haksızlığa, sömürüye, gücün terörüne, zorbalığa, ahlaksızlığa, işgale başkaldıran, meydan okuyan bir sanat dalıysa...
Arkadaşım Bilgesu Erenus, bu sanatın bütün gereklerini yerine getirenlerdendi.
Yalnız yazdığı oyunlarla değil. Yaşadığı hayatla. Sesiyle. Sözüyle. Öyküleriyle, yazılarıyla. İtirazlarıyla. Öfkesiyle. Ve dayanışmasıyla.
Kısa bir süre önce sonsuzluğa uğurladığımız Bilgesu Erenus, sadece usta bir yazar, tiyatro yazınına önemli katkılarda bulunmuş değerli bir oyun yazarı değildi. Aynı zamanda Şenel Gökçe ’nin deyişiyle “Sanatı halkın vicdanı, direnişi ve umudu olarak gören bir aydındı.” Tiyatrosunu, hayatla iç içe kurmuştu.
Bunların ötesinde arkadaşımdı. Oyunlarından, yazılarından önce, onu Müştak Erenus ’un eşi olarak tanıdım. Toplumcu gerçekçi şair Müştak Erenus (1915-2002) önce annemin, babamın dostuydu, sonra benim arkadaşım, hatta nikâh şahidim oldu.
Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.
Orijinal haberi oku →Sayfadan çık
