Kaynak: Milliyet · manset
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünde sır perdesi aralanıyor! Feth-i kabir tamamlandı; naaşı tekrar defnedildi
Orijinal haberi oku →
Özet
Arif Ahmet Denizolgun 'un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebi doğrultusunda dün feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Denizolgun'un ölüm nedenine ilişkin yıllardır gündeme getirilen iddiaların aydınlatılması amacıyla alınan karar kapsamında mezar açılarak adli inceleme süreci başlatıldı.
Alınan örnekler doğrultusunda Denizolgun'un ölümünün doğal nedenlerle gerçekleşip gerçekleşmediği ve herhangi bir dış müdahalenin söz konusu olup olmadığı yönünde çalışmalar yürütülmesi bekleniyor. Öte yandan ölüm olayının resmi makamlara bildirilmesinde gecikme yaşandığı iddiası, Denizolgun'un cesedinde bulunduğu ileri sürülen bazı bulgular ve dönemin adli tıp incelemelerinin eksik ya da hatalı gerçekleştirildiğine yönelik iddiaların da araştırıldığı ifade ediliyor.
19 Ağustos'ta gerçekleştirilen feth-i kabir işlemiyle birlikte alınan örnekler üzerinde Adli Tıp Kurumu tarafından ayrıntılı incelemelerin gerçekleştirileceği aktarılırken, Denizolgun'un naaşının bugün Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabrine konulduğu öğrenildi.
Denizolgun’un ölümü sonrası başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verilmiş, beyin kanaması sonucu “doğal ölüm” denilerek dosya kapatılmıştı. Doğal ölüm raporunu hazırlayan bir doktor ise FETÖ soruşturmasında görevden uzaklaştırılmıştı.
Adli tıp uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar, 10 yıl önce gömülen bir bedenden hangi bulguların elde edilip edilemeyeceğini Milliyet’e değerlendirdi. Toksikolojik incelemelerin feth-i kabir sürecinin en kritik aşamalarından olduğunu belirten Prof. Dr. Kar, bazı zehirlerin yıllar sonra bile tespit edilebildiğini aktardı. Kar, “Arsenik, cıva, kurşun, talyum ve kadmiyum gibi ağır metaller uzun yıllar vücutta kalabilir. Bu maddeler kemik ve dişlerden tespit edilebilir. Gerçekten…
Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.
Orijinal haberi oku →Sayfadan çık
